30.03.2026 GOLD TAKAS GÜNLÜK BÜLTEN

PİYASA KORKUYU DEĞİL, KORKUNUN MALİYETİNİ ALIYOR
Haftanın ilk işlem gününde kıymetli metaller cephesinde görülen yükseliş, sert satışların ardından gelen kısa vadeli bir toparlanma olarak okunabilir. Ancak bunun kalıcı bir yükseliş trendine dönüşüp dönüşmeyeceği henüz net değil. Savaşın devam etmesi ve yeni günün nasıl bir haber akışı getireceğinin bilinmemesi, piyasadaki kırılganlığı canlı tutuyor. Altın 4.534 $ seviyesinde %0,91 artıda işlem görürken, gümüş 70,92 $’a yükselerek %1,69 primli seyrediyor. Daha güçlü toparlanma ise platin ve paladyum tarafında öne çıkıyor. Platin 1.932 $ ile %3,95, paladyum ise 1.429 $ ile %3,63 yükselişte.  Buna rağmen genel tablo değişmiş değil. Piyasalar hâlâ jeopolitik riskin kendisinden çok, bu riskin enerji, enflasyon ve faiz cephesinde yaratacağı baskıyı fiyatlamaya devam ediyor.

Orta Doğu’daki savaş beşinci haftasına girerken, İran destekli Husilerin hafta sonu çatışmaya doğrudan dahil olması piyasalar açısından yeni bir kırılma yarattı. Bu, savaşın sadece İran-İsrail hattında kalmayıp bölgesel olarak yayılma riskinin arttığı anlamına gelir. Trump’ın İran petrolüne ilişkin sert açıklamaları da tansiyonu düşürmek yerine daha yukarı taşıdı. Piyasada artık temel soru, savaşın ne kadar büyüyeceğinden çok enerji fiyatlarını ne kadar süre yüksek tutacağı. Nitekim son günlerde asıl fiyatlanan başlık petrol oldu. Savaş öncesinde piyasada yer bulan iki faiz indirimi beklentisi büyük ölçüde silinirken, artık daha uzun süre yüksek faiz ve hatta sınırlı bir faiz artışı ihtimali bile konuşuluyor. Altındaki son sert düşüş, yatırımcıların altını her koşulda güvenli liman olarak görmediğini gösteriyor. Son iki yıldaki güçlü yükselişin ardından piyasada daha fazla kısa vadeli ve riskli pozisyon birikti. Bu nedenle stresli dönemlerde altın, korunmak için alınan değil, nakde dönmek için satılan bir varlığa dönüşebiliyor. Gümüş tarafında ise bir yandan jeopolitik belirsizlik ve güvenli liman talebi gümüşü destekliyor, diğer yandan güçlü dolar fiyat üzerinde baskı yaratmayı sürdürüyor. 

Platin ve paladyum ise gün içinde diğer metallere göre daha güçlü bir toparlanma sergiliyor.  Yani yatırımcı ilgisinin yalnızca altına değil, diğer kıymetli metallere de kaydığı görülüyor. Altında rezerv çeşitlendirmesi ve de-dolarizasyon eğilimi gibi başlıklar hâlâ masada.  Ayrıca Singapur ve Hong Kong’un altın ticaret merkezi olma yarışını hızlandırması, Asya’da fiziki ve kurumsal altyapı tarafında iştahın sürdüğünü gösteriyor. 

Başka bir deyişle, fiyat ekranında sert düzeltme yaşanırken metal piyasasının arka planındaki kurumsal büyümesi tamamen dağılmış değil.